15031,92%0,78
43,13% 0,01
50,39% 0,35
6365,76% 1,84
10292,85% 1,24
Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi ve Hayvan Hastanesi uzmanları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kırmızı alarma yol açan şap hastalığına ilişkin acil uyarılarda bulundu. İskele bölgesindeki bir mandırada yaklaşık 70-80 baş büyükbaş hayvanda tespit edilen belirtiler, adada alarm durumuna geçilmesine neden oldu.
Veteriner Dairesi Başkanlığı öncülüğünde kurulan Teknik Komite’de yer alan Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, hastalığın kontrol altına alınabilmesi için hayvan yetiştiricileri ile toplumun bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi ise biyogüvenlik önlemlerine titizlikle uyulması, hayvan hareketlerinin kısıtlanması ve yalnızca resmi makamların yönlendirmelerinin dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti.
Uzmanlar, şap hastalığının insanlara nadiren bulaştığını ve genellikle hafif seyirli olduğunu belirtirken, muhtemel risklere karşı çiğ süt ve çiğ sütten yapılan ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Resmi denetimlerden geçmiş, güvenilir kaynaklardan temin edilen et ve süt ürünlerinin tüketilmesinde ise herhangi bir sakınca bulunmadığı ifade edildi.
Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz, şap hastalığının sığır, koyun, keçi ve domuz gibi çift tırnaklı hayvanları etkileyen, son derece bulaşıcı bir viral enfeksiyon olduğunu belirtti. Ateş, iştahsızlık, aşırı salya, topallık ile ağız ve ayaklarda yaralar gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden veteriner hekimlere ve yetkili mercilere bilgi verilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Darbaz, erken teşhis ve hızlı müdahalenin kritik rol oynadığını vurguladı.
Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu, hastalığın enfekte hayvanlarla doğrudan temasın yanı sıra solunum yolu, salya, süt, dışkı, ekipmanlar, nakil araçları ve insanlar aracılığıyla yayılabildiğine dikkat çekti. Virüsün ısı ve dezenfektanlara karşı dayanıksız olduğunu ifade eden Dr. İsfendiyaroğlu, "Virüs; 60-65 derecede yarım saatte, 85 derecede ise birkaç dakika içinde etkisiz hale gelir. Enfekte hayvanların etlerinde +4 derecede 24-36 saat içinde ölür. Ancak salya, yem ve toprak gibi ortamlarda 20 haftaya kadar bulaşıcılığını sürdürebilir" dedi.
Hastalığın yayılmasının önlenmesi için sıkı karantina tedbirlerinin alınması, hayvan hareketlerinin kısıtlanması ya da tamamen durdurulması gerektiğini belirten Dr. İsfendiyaroğlu, aşılama ve gerektiğinde itlaf uygulamalarının en etkili mücadele yöntemleri arasında yer aldığını söyledi. Enfekte çiftliklerde giriş-çıkışların ciddi dezenfeksiyon işlemlerine tabi tutulması ve nakil araçlarının dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı.
Şap hastalığının doğru ve zamanında alınan önlemlerle kontrol altına alınabileceğini belirten Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz, "Bu süreçte hayvan yetiştiricilerimizin bilinçli ve sorumlu davranması büyük önem taşıyor. Aşılama, yalnızca bireysel bir tercih değil; toplumsal ve sektörel bir sorumluluktur. Yetiştiricilerimizin hem kendi sürülerinin sağlığı hem de ülke hayvancılığının geleceği için aşılama programlarına eksiksiz uyması hayati öneme sahiptir" dedi.