14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Yerel mahkemeye taşınan bir boşanma davasında kadın, eşinin sürekli olarak aşağılayıcı sözler söylediğini, özellikle “çok yiyorsun” şeklinde tekrar eden ifadelerle psikolojik baskı kurduğunu iddia etti. Mahkeme, ilk etapta bu sözlerin hakaret boyutuna ulaşıp ulaşmadığı konusunda tereddüt yaşasa da dosya Yargıtay’a taşındıktan sonra farklı bir boyut kazandı.
Yargıtay, “çok yiyorsun” ifadesinin, eşin onurunu zedeleyici, küçük düşürücü ve psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilecek bir söz olduğuna hükmetti. Bu kapsamda, erkeğin boşanmada tam kusurlu sayılmasına karar verildi.
Kararın emsal niteliği taşıması, aile hukukunda yeni bir yaklaşımı beraberinde getirdi. Mahkeme, evlilik birliğinde tarafların birbirine saygı çerçevesinde davranma yükümlülüğüne vurgu yaptı. Sözlü hakaretlerin ve aşağılayıcı ifadelerin, fiziksel şiddet kadar önemli bir kusur unsuru olabileceği belirtildi.
Bu tür sözlü ifadelerin, evlilik birliğini temelinden sarsacak düzeyde etkili olduğu gerekçesiyle, kararın gelecekteki benzer davalar için referans niteliği taşıması bekleniyor.
Psikolojik Şiddet Artık Daha Görünür
Uzmanlar, kararın özellikle psikolojik şiddetin boşanma davalarındaki yansımaları açısından önemli olduğunu belirtiyor. Fiziksel şiddet kadar psikolojik baskının da evlilikte ciddi travmalara yol açabileceği ve bu durumun artık yargı mercileri tarafından daha dikkatli değerlendirildiği ifade ediliyor.
Kadınların maruz kaldığı sözlü hakaretler ve küçük düşürücü tutumlar, artık daha fazla dikkate alınıyor ve mahkemeler bu tür davranışları hafife almıyor. Yargıtay’ın kararı, mağdur tarafların hak arayışında daha güçlü bir dayanak oluşturabilecek nitelikte.