14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Araştırmalara göre, yatmadan önce telefon kullanımı melatonin hormonunun üretimini azaltıyor. Melatonin, uyku düzenini sağlayan temel hormonlardan biri olarak biliniyor ve seviyesindeki düşüş, uykuya dalmada zorluk yaratabiliyor.
Uzmanlar, ekran ışığının beyne gün ışığına benzer bir sinyal gönderdiğini ve bunun da uykusuzluğa neden olabileceğini ifade ediyor. Özellikle akıllı telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından yayılan mavi ışık, uyku sürecini olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Düşen melatonin seviyesi, uykuya geçiş sürecini uzatarak uykunun bölünmesine yol açıyor. Bu durum, bireylerin sabahları yorgun uyanmasına ve gün içinde dikkat eksikliği yaşamasına sebep olabiliyor.
Araştırmalar, gece telefon kullanan kişilerin daha kısa ve daha düzensiz uyuduğunu gösteriyor. Uyku kalitesindeki düşüş, uzun vadede bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve stres seviyesinin artmasına neden olabiliyor.
Uzmanlar, yatmadan en az bir saat önce telefon kullanımının bırakılmasını öneriyor. Bunun yerine kitap okumak veya hafif gevşeme egzersizleri yapmak, uykuya dalmayı kolaylaştırabiliyor.
Özellikle gençler ve çocuklar için bu alışkanlığın olumsuz etkilerine dikkat çeken uzmanlar, ekran süresinin sınırlandırılmasının önemli olduğunu vurguluyor.
Telefonun gece boyunca yatak odasında bulundurulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, uyku düzenini korumak için karanlık ve sessiz bir ortamın sağlanmasının önemli olduğunu söylüyor.
Bazı telefonlar mavi ışık filtresi özelliğine sahip olsa da, uzmanlar bu önlemin tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Uykudan önce ekran süresini tamamen sınırlamanın daha etkili olduğu ifade ediliyor.
Uyku kalitesini artırmak için bireylerin dijital detoks uygulaması öneriliyor. Özellikle belirli saatlerden sonra telefon kullanımını bırakmak, sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak için önemli bir adım olarak görülüyor.
Araştırmacılar, kaliteli bir uyku için doğal ışık döngüsüne uyum sağlamanın ve teknolojik cihazların kullanımına dikkat etmenin hayati önem taşıdığını belirtiyor.