15077,99%1,09
43,13% 0,02
50,41% 0,38
6358,32% 1,72
10168,66% 0,00
Yapılan açıklamada, hissedarların hak kaybı yaşamamaları için 90 günlük süreye dikkat etmeleri gerektiği vurgulandı.
Türk Medeni Kanunu kapsamında “şufa hakkı” olarak da bilinen ön alım hakkı, taşınmazlarda hissedar olan kişilere tanınan öncelikli satın alma yetkisini ifade ediyor. Bu hak, özellikle miras veya satış yoluyla pay sahibi olan kişiler açısından büyük önem taşıyor.
Bir taşınmazın hissedarlarından biri, sahip olduğu payı başka bir kişiye satmak istediğinde, diğer hissedarların bu satışa öncelikli olarak talip olma hakkı bulunuyor. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için belirli yasal süreler dahilinde hareket edilmesi gerekiyor.
Eğer satış işlemi gerçekleştiyse ve bu satış diğer hissedarlara noter aracılığıyla resmen bildirildiyse, ön alım hakkını kullanmak isteyen paydaşların 90 gün içerisinde dava açmaları gerekiyor. Aksi halde bu hak kalıcı olarak ortadan kalkıyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, noter aracılığıyla bildirimi yapılan satışların ardından başlayan bu 90 günlük sürenin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti. Yasal süre içerisinde dava açılmadığı takdirde, ön alım hakkı geçersiz hale geliyor.
Satış işlemlerinde yaşanabilecek hukuki ihtilafları önlemek için ise feragatname alınması öneriliyor. Diğer hissedarların satış işleminden haberdar edilmesi ve ön alım hakkından feragat ettiklerini belgelemeleri, ileride doğabilecek davaların önüne geçiyor.
Ancak feragatname alınmadan yapılan satışlarda, diğer hissedarlar hukuki yollara başvurarak satışın iptali için dava açabiliyor. Bu tür davaların ise satış tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde açılması gerekiyor.
Yetkililer, vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına hisseli taşınmazlarda yapılacak satışların yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Satış bildiriminin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli ve bildirimin yapıldığı durumlarda zaman kaybetmeden yasal süreç başlatılmalı.
Özellikle hisseli tapularda yaşanan uyuşmazlıklarda, ön alım hakkının zamanında kullanılmaması ciddi hak kayıplarına neden olabiliyor. Bu nedenle taşınmaz sahiplerinin hem satış sürecine hem de bildirim tarihlerine dikkat etmeleri büyük önem taşıyor.