14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Değerli Basın Mensupları
Bugün emperyalizmekarşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşımızınzafer belgesi, Cumhuriyetimizin tapu senedi Lozan Antlaşması‘nın 100. yıldönümünü kutluyoruz.
Bugün tarihi bir gün. 780 bin kilometrekarelik ülke topraklarımızın, Türkiye Cum huriyeti‘ne ait olduğunu egemendevletlere kabul ettirdiğimiz bir gün.
Lozan Barış Antlaşması‘yla;
Emperyalist güçlerin aralarında pay etmeye yeltendiği vatanımızın sınırları zaferimizle çizildi.
+ Kapitülasyonlar kaldırıldı. Ekonomimiz millileştirildi. İç/dış borçlarımızı ve kaynaklarımızı denetleyen Düyun-ı Umumiye belasından kurtulduk. İktisadibağımsızlaşmanın önü açıldı.
+ Yunanistan’da kalan Türk azınlığının hakları güvence altına alındı.
Kıyılarımıza yakın adalarıngayri askeri statüsü teyit edildi.
Lozan, topraklarımızı karış karış bölen, yoksulhalkımızın tüm varlığınıyabancı güçlerin insafına terk eden, saltanatın tacını ve tahtını korumak adına halkı kendi yurdunda esire dönüştüren, Sevr Anlaşmasını tarihin çöplüğüne atan diplomatik zaferin adıdır.
Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi: “bozan Barış Anlaşması, Türk Ulusu’na yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşması ile tamamlandığı sarılmış büyük bir suikastın yıkılışını anlatan bir belgedir.Osmanlı tarihinde benzeribulunmayan bir siyasal utku eseridir”.
Lozan saltanat sevdalılarına, emperyalizme, mandaya karşıMücadelemizin zaferle taçlandırdığımızın belgesidir. Lozan, dünya üzerinde saygın bir ülke olarak yer olmamızın teminatıdır. Lozan’ı hafife alan, subjektif vemaksatlı söylemlerin nesnesi haline getiren, hatta kime yaklaşanlar, İnönü’ye, onun üzerinden Atatürk'e, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına ve değerlerine düşmanlıketmektedir.
Özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın topu senedi olan Lozan’a giden süreci inşa eden ve antlaşmayı hayata geçiren başta Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve 2'nci Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız İsmet İnönü ile milli mücadele kahramanlarımızı saygı ve minnetleanıyoruz.
Kurucu değerlerimiz ve kurucu kadrolarımızın hedef ve idealleri, geçmiş 100 yılda olduğu gibi önümüzdeki yüzyıllarda da vazgeçilmez yol göstericimiz olmayadevam edecektir.
Biz, CHP olarak, Kanun Teklifimizi Meclis Başkanlığına sunduk. Lozan Antlașması nın imzalandığı 24 Temmuz resmi bayram olarak kutlanmalıdır.
Değerli Basın Mensupları,
Bugün ayni zamanda basında sansürün kaldırılışının 11. yıl dönümü.
24 Temmuz’un basın için bayram olmaktan çoktan çıktığı günleri yaşıyoruz. Ne yazık ki, basında sansürün kaldırıldığı 1908 istibdat koşullarından çok daha kötü koşullarla karşı karşıyayız.
Gazetecilerin, basın emekçilerinin dövüldüğü, tehdit edildiği, hapse atıldığı; basın kurumlarının kapatıldığı; ekranların karartıIdığı; erişim engellerininfil‹ir suçlarının sansürünve soruşturmaların olağanlaştığı bir dönemden geçiyoruz.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 2002 yılında 100. sıradayken bugün 165. sıraya l‹adar gerileyen ülkemizde, basının durumu
demokrasimizin deiçler acısı durumunu gözler önüne sermektedir.
İktidar, geldiği günden beri Türkiye’de haIkın haber alma hakkını yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden sistemli oIarak gasp ederek, toplumu dizayn etmeye çalışmaktadır. Gazeteci adı altında satın aldığı yandaşlarıyla adaletsizliği, haksizliği, yolsuzluğu ve yoksulluğu görünmezkılmaktadır.
Unutmayalım ki, Çin’den sonra dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi olan Türkiye’de, bu sorun sadecegazetecilerin değil; tüm toplumun sorunudur.
Biz, CHP olarak, özgür medyayı ve dolayısıyla halkın haberalma hakkinin gasp edenlere; basin emekçilerinin sendikal hakIarını en alt seviyelere indirenlere; korku, sansür ve hapis üçgeninde basını tehdit edenłere karșı, kalemini satmayan, gazeteciliğin meslek ilkelerine ve etiğine sahip çıkan saygın ve özgür gazetecilerin yanında olacağız.