15031,92%0,78
43,13% 0,01
50,39% 0,35
6365,76% 1,84
10292,85% 1,24
Bugün insanlığın gözü önünde bir utanç olayı daha yaşanmıştır. İsrail işgal güçleri, Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla denize açılan Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırmıştır. Sivil gemilere müdahale edilmiş, yardım taşıyan gönüllüler hedef alınmıştır.
Bu müdahale yalnızca askeri bir eylem değildir; hukukun, vicdanın ve insan onurunun açıkça çiğnenmesidir. İsrail’in sicili bilinen bir gerçektir: On yıllardır Filistin halkını abluka altında tutma, şehirleri tahrip etme ve sivilleri hedef alma uygulamalarıyla anılmaktadır. Bugün denizlerde yaşanan saldırı, bu uygulamanın yeni bir boyutudur.
Gazze’de yıllardır devam eden abluka ve iki yılı aşkın süredir sürdüğü iddia edilen soykırım, şimdi de sivil yardım gemilerine yönelik deniz saldırılarıyla devam etmektedir. Bu durum, insani yardım ulaştırma çabalarını ve uluslararası hukuk normlarını ciddi biçimde zedelemektedir.
Aksaray STK Platformu ve İHH Aksaray olarak diyoruz ki: artık yeter! Sadece kınamalar ve diplomatik açıklamalar İsrail’in davranışlarını durduramayacaktır. İslam ülkelerinin liderleri eleştirilmektedir; Gazze ve Sumud yalnız bırakılmıştır. Başkentlerde güvenlik ve ticaret hesapları yapılırken mazlumlar hayatını kaybetmektedir. Sözde birlik söylemleri ve sembolik kınamalar bu utancı örtemez.
Mazlumu yalnız bırakanın, zalimin suçuna ortak olduğu vurgulanmaktadır. Suskunluğun, işgal rejimine cesaret verdiği; normalleşme adımları ve ticari ilişkilerin bu tabloyu beslediği ileri sürülmektedir. Bu nedenle söz yerine eylem ve irade gerektiği ifade edilmektedir.
Açıklamada başta Türkiye olmak üzere tüm İslam ülkelerinden acil talep olarak, İsrail’e karşı askeri güç kullanılarak müdahale çağrısı yapılmaktadır. Bugün meydanlarda yükselen sesin Kudüs’e, Gazze’ye ve Sumud’a selam olduğu; aynı zamanda başkentlere uyarı niteliği taşıdığı belirtilmektedir.
Dünya genelindeki sessiz başkentlere ve insan hakları söylemleriyle vicdan satın alan kurumlara seslenilmektedir: Bu suç karşısındaki sessizlik zulme ortaklıktır. Adaletin bildirilerde değil gerçek iradede anlam bulacağı vurgulanmıştır.
Tüm Türkiye’ye yönelik çağrıda, İsrail Büyükelçilikleri ve Konsoloslukları önünde susmayacakları; meydanlardan yükselecek sesin umut olacağı belirtilmiştir. Bu hareketin yalnızca Filistin için değil, insanlığın onuru için olduğu vurgulanmıştır.
Basın açıklaması şu güçlü ifadeyle sonlandırılmıştır: “İsrail ancak güçten anlar. Zulme sessiz kalan ihanet eder. Gazze ve Sumud yalnız değildir. Bu millet zalime boyun eğmedi, eğmeyecektir. Biz buradayız, sesimizi yükseltiyoruz ve zalimin karşısında dimdik duruyoruz.”