14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Türkiye’de konut piyasası son 10 yılda büyük bir değişim geçirirken, barınma sorunu toplumsal bir krize dönüşmeye başladı. Kiracı sayısı 24 milyonu geçerken, artan fiyatlar ve düşen alım gücü, dar ve orta gelirli vatandaşları zorluyor. Konut almak zorlaştıkça, kiralık ev arayanların sayısı hızla artıyor.
Nüfus artışı, ekonomik dalgalanmalar ve konut arz-talep dengesizliği Türkiye’de kiracı oranını ciddi şekilde artırdı. Bugün her üç kişiden biri kiracı olarak yaşamını sürdürüyor. Bu dramatik tablo, barınma sorununu ülkenin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdi.
Son 10 yılda konut satış fiyatlarında 18 kat, kira bedellerinde ise 12 katlık artış yaşandı. Özellikle büyükşehirlerdeki bu yükseliş, dar ve orta gelir grubunu şehir merkezlerinden uzaklaştırdı. Ev sahibi olmak bir yana, kirada oturmak dahi ekonomik bir yük haline geldi.
Artan faiz oranları ve krediye erişimdeki güçlükler nedeniyle konut alımı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Vatandaşlar konut yerine kiralık dairelere yöneliyor, bu da kira piyasasında büyük bir talep baskısı oluşturuyor.
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye genelinde yaklaşık 1.6 milyon konut satılamadığı için stoklarda bekliyor. Arz fazlasına rağmen fiyatların düşmemesi, piyasadaki çelişkili tabloyu gözler önüne seriyor. Bu durum, ekonomik istikrarsızlığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar bu gelişmeleri açık bir “barınma krizi” olarak tanımlıyor. Yüksek kiralar nedeniyle şehir merkezlerinden uzaklaşmak zorunda kalan dar gelirli aileler, öğrenciler ve yeni evlenen çiftler ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Sosyal Politikalar ve Yeni Düzenlemeler Masada
Yaşanan sorunlar, hükümeti sosyal konut projeleri ve kiralık konut arzının artırılması gibi adımlar atmaya yöneltti. Aynı zamanda kira fiyatlarının denetlenmesi de gündemde. Ekonomistler ise bu krizden çıkış için mali politikaların acilen revize edilmesi gerektiği görüşünde.