15077,99%1,09
43,13% 0,02
50,41% 0,38
6358,32% 1,72
10168,66% 0,00
- Kadın cinayetlerinin sistematik bir hal aldığını belirten Akkuş, 2024 yılında 653 kadının yaşamdan koparıldığını söyledi. Kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiğini, mahkemelerin ise “haksız tahrik indirimi” ile failleri cesaretlendirdiğini dile getirdi. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla birlikte, kadına yönelik şiddeti önleme mekanizmalarının zayıflatıldığını savunan Akkuş, iktidarın kadın haklarını korumak yerine onları itaate zorlayan bir sistem inşa ettiğini belirtti.
Kadınların hayatına, kıyafetine, çalışma hakkına ve yaşam tarzına yönelik baskıların arttığını ifade eden Akkuş, yetkililere şu soruları yöneltti: “Kaç kadın daha ölmek zorunda? Kaç çocuk annesiz kalmalı ki harekete geçesiniz? Şiddeti önlemek için daha kaç hayat feda edilmelidir?” dedi. Türkiye’de her kadının potansiyel bir şiddet kurbanı olduğunu söyleyen Akkuş, iktidarın kadın haklarını hiçe saydığını ve şiddeti önlemek için somut adımlar atmadığını dile getirdi.
Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı hakların bugün geri alınmaya çalışıldığını vurgulayan Akkuş, Atatürk’ün kadın devrimine ihanet edildiğini söyledi. 1934 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınarak eşit yurttaşlık yolunun açıldığını hatırlatan Akkuş, günümüzde ise kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal hayatta geri plana itilmeye çalışıldığını kaydetti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın temsil oranının hâlâ yüzde 20 seviyesinde olduğunu belirten Akkuş, kadınların siyasette erkek egemen yapının gölgesinde kaldığını söyledi. Kadın girişimciliğinin desteklenmediğini, kadın istihdamının artırılmadığını ve ekonomik bağımsızlıklarının engellendiğini ifade etti. Kadınların kazandığı hakları geri almak için sistematik bir çaba yürütüldüğünü belirten Akkuş, bu gidişata izin vermeyeceklerini söyledi.
Kadınların hak ettiği eşitlik ve özgürlüğe ulaşabilmesi için mücadele edeceklerini vurgulayan Akkuş, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için yasal düzenlemelerin eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti. Devletin tüm kurumlarıyla kadınları korumak zorunda olduğunu belirten Akkuş, “Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu olamaz. Biz İYİ Parti olarak kadınları yok sayan bu zihniyete geçit vermeyeceğiz” dedi.
Kadınların her alanda daha güçlü bir şekilde var olması gerektiğini vurgulayan Akkuş, toplumsal eşitlik mücadelesinin yalnızca kadınların değil, tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu söyledi. 8 Mart’ın, kadınların haklarına sahip çıkma ve mücadeleyi büyütme günü olduğunu belirten Akkuş, “Eşit, adil ve özgür bir gelecek için mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.