15068,58%1,03
43,13% 0,02
50,43% 0,43
6357,38% 1,71
10168,66% 0,00
Kanserin, dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarından sonra en yaygın ölüm nedeni olduğunu belirten Dr. Güleç, “Nüfus artışı, yaşlanma ve risk faktörlerine uzun süre maruz kalma gibi etkenler, önümüzdeki yıllarda kanser vakalarının artmasına yol açacaktır. Bu durum, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yükü de artıracaktır. Ancak erken teşhisle bazı kanser türlerinde tedavi mümkün olup yaşam kalitesi artırılabilmektedir” dedi.
Dr. Güleç, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 verilerine göre dünya genelinde 19.2 milyon yeni kanser vakası tespit edildiğini, kansere bağlı 9.9 milyon ölüm gerçekleştiğini belirtti. 75 yaşına kadar her 5 kişiden 1’inin kansere yakalanma riskinin bulunduğunu söyleyen Güleç, en sık görülen kanser türlerinin akciğer, meme ve kolorektal kanserler olduğunu aktardı.
Kanserin gelişiminde çevresel faktörlerin %90, genetik faktörlerin ise %10 oranında etkili olduğunu vurgulayan Dr. Güleç, “Tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite ve enfeksiyonlara maruziyet gibi riskler önlenerek kanser vakalarının %30-50 oranında azaltılabileceği bilinmektedir. Özellikle düzenli tarama programlarına katılım ve kanser belirtilerinin erken fark edilmesi, tedavi sürecinde hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Kanserle mücadelede en etkili yöntemlerin korunma ve erken teşhis olduğunu belirten Güleç, kanserojen maddelerin tespiti, risk faktörlerinden kaçınma ve düzenli taramaların, hastalığın kontrol altına alınmasında kritik rol oynadığını vurguladı.