14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle CHP İl Başkanlığı Ahsaray Otel’de basın mensupları ile bir aya geldi. Programa CHP Aksaray İl Başkanı Bilal Özdemir, İlçe Başkanı Sibel Altınpınar Parti Meclis Üyesi Ali Abbas Ertürk ve İl Başkan Yardımcısı Yasemin Turan Özdemir ile yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı.
Programda bir konuşma yapan İl Başkanı Bilal Özdemir, “İleri ve çağdaş demokrasilerde artık ölçüt insanlar ne sandığa gitmesi, ne parlamento, ne meclis, ne milletvekilleri. Artık dünyada çağdaş demokratik ülkelerinde 2 tane ölçüt var. Bir, halkın iktidardan hesap sorma hakkı ve bir bölgenin hesabını sorma hakkı. İki, basının özgür, bağımsız ve bağlantılı olma hakkı. Artık iktidardan hesap soramıyorsanız, basın bir şekilde iktidara bağımlı hale getiriliyorsa, basın kendi kendini sansür uygulamak zorunda bırakılıyorsa, hiçbir şekilde demokrasiden bahsedemezsiniz. İnsanlar yolsuzluğun hesabını soramıyorsa, basının önüne engeller getiriliyorsa bu haberlerin yapılmasına, bu haliyle demokrasiden ve çağdaş devlet yönetimden bahsetmek mümkün değildir” dedi.
Ardından mikrofonu alan parti meclis üyesi Ali Abbas Ertürk, gazetecilerin gününü kutlayarak, “ Türkiye'de gazeteci olmanın hem avantajı hem dezavantajı var. Avantajı gündem bulmak. Hiç zorlanmıyorsunuz. Belki gelişmiş bir batı ülkesinin bir yılda yaşadığı gündemi bizim ülkemizde bazen 24 saate sığabiliyor. O nedenle gazeteci olarak ne yazsam, nasıl haber yapsam diye zorlanıldığı bir şey yaşamıyorsunuz. Hatta baş döndürücüde gelişmeler yaşanıyor. Şanssızlık kısmı da il başkanımız Özdemir'in söylediği gibi haber yapma konusunda basın üzerinde bu özellikle gelişmesini tamamlamamış ülkelerde hep sorun. Bazen para cezası, bazen maliyeyi bu işe dahil ederek, bazen kamu gücünü kullanarak, bazen hiçbir şey yapmayıp telefon açarak. Tabii bunun da zorlukları var ama her ne pahasına olursa olsun, her dönem mevcut sisteme karşı haber yapmak bu ülkede, bizim gibi ülkelerde problem olmuştur. Ama bu bizim de sizin de mücadele azminizi kaybettirmeyecek. Zorlukları bazen göğüsleyeceğiz, bazen aşamayacağız, bazen iki adım yara atıp kenardan bir yol açmaya çalışacağız. Ama doğru bildiğimizi de ülkemiz için, milletimiz için, vatandaşın özgür haber alma hakkına, o hakkı korumak, saygı çıkmak için bunu yapmaya devam edeceğiz. Ben zor koşullarda, özellikle siyasi hayatımda hep yanımda olan, sağda, programlarda gerek göce yazısıyla, gerek eleştirisiyle hep bana destek olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.
Ardından gazetecilerin ülke gündemin de olan Abdullah Öcalan’ın şerbet kalması ve CHP’nin bu konudaki tutumu hakkındaki sorularını yanıtlayan Ertürk, “Siyasette aday olduğumuz dönemlerde, bizi takip eden o zaman arkadaşlar da şahitti. Bize hiç hak etmediğimiz şekilde CHP, PKK ile kol kola, iktidar oldukları zaman bakanlık verecekler, MİT'i verecekler, Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçildiği zaman Abdullah Öcalan'ı serbest bırakacak gibi birçok şeye maruz kaldık. Ama ben hep şuna inanıyorum, ne yaşattıysan yaşarsın siyasette. Ve bunu görmek için de çok bir zaman falan geçmedi. Öncelikle şunu da anlaşalım. Yani bu süreci başlatan Sayın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Devlet Bahçeli'ye de selamlarımızı iletelim. Kaderde bu da varmış. Siyasete Başbuğ Alparslan Türkeş'in yol arkadaşı olarak girip, Abdullah Öcalan'ın gönül dostu olarak siyaseti tamamlamakta varmış. Kimse bunu bilip devlet projesi, devlet aklı falan diye sormasın arkadaşlar. Bu projeyi başlatan Devlet Bahçeli, bizzat kendisi söyledi. ‘Umut hakkını verelim, Öcalan umut hakkından faydalansın, PKK silah bıraksın, Erdoğan'da bir 5 yıl daha Cumhurbaşkanı olsun’ dedi. Kendi söyledi. Şimdi basit bir siyasi pazarlığı, üstelik bu pazarlığı beş yıl daha, kadim dostu Erdoğan'a 5 yıl daha kazandırmak için, en tepeden, bebek katili üzerinden bir pazarlık yapmayı, devletin aklı, devletin projesi, devletin aklı 3 günde gelmez arkadaşlar. Devlet 30 yıl, 50 yıl plan yapar. Yani 21 Ekim'de DEM'le görüşen, şerefsiz diyen Bahçeli'nin, 22 Ekim'de bu çıkışı yapması, DEM ekibini sarmaş dolaş karşılaması, bunun hiçbir izahı olmaz. Ve dün dinlediğiniz gibi biliyorum, Afyon MHP Milletvekili, Abdullah Öcalan gerekli açıklama yapacak diyor. Bu devlet aklı falan değil. Bu çok net bir anayasa yapmak. Bu anayasa sonucunda Sayın Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı'nın seçilmesini sağlamak için yapılan bir şey. Ben bir televizyon kanalında, Aksaray'da şunu söylemiştim, bundan da 2 sene önce hiç bunlar olmadan, Türkiye tarihinde PKK'da medet uman tek siyasi partiler Ak Parti demiştim. Bunu da boş olarak söylememiştim, şuna dayandırmıştım. 2019'da İstanbul'u kaybedince, Öcalan'ın kardeşinden tutun, bir sürü süreci başlattılar. 31 Mart'ta kadar devlet aklı yoktu, 1 Nisan'da bir anda devlet aklı başladı. İstanbul seçimiyle ilgili söylüyorum, 2019'daki, yani kimse kirli pazarlığını, devletin adını kullanarak pazarlamaya kalkmasın” diye konuştu.
Konuşmaların ardından toplantı soru cevap şeklinde devam etti.