15068,58%1,03
43,13% 0,02
50,43% 0,43
6357,38% 1,71
10168,66% 0,00
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG Burak ÖGE
Duygular yaşamin 'tatlı' ve 'ekşi' yönüdür. Duygular yaşa mun yakıtıdır. Duyguları acısıyla tatlısıyla yaşadıkça hayat daha anlamlı olur. En yakın arkadaşlarımızla sohbet ettiğimizde içimiz huzurla dolarken, bir yakınımızı kaybettiğimizde hüzünleniriz. Bu iki duygu da işlevseldir. Yakınını kaybeden birisinin yasıyla daha sağlıklı bir şekilde baş etmesi ve iç çatışmasını çözmesi için duygularını en iyi şekilde ifade etmesi gerekir. Yakınını kaybeden kişi ağlamak istiyorsa özgürce ağlayabilmeli ve hüzün duygusunu yaşamalıdır. Bu sayede hüzün duygusu günlük hayatımızı daha seyrinde yaşamamız için yardımcı olan bir duygu haline gelir.
Duygular insana yön verir. İçinde bulunduğumuz durumu anlamaya çalışırken ve karar verirken duygularımızdan etkileniriz. Mutluyken daha çok yardım etme isteği içerisinde, mutsuzken de daha çok alışveriş yapma eğiliminde oluruz. Sinirliyken yanlış kararlar alabiliriz. Duygular bizi olumlu ya da olumsuz yöne çevirebilir. Önemli olan karar verirken duyguların farkında olabilmektir. Duygular yaşama anlam katar. İçinde bulunduğunuz mutlu bir an belki de ömür boyu aklınızdan çıkmayacak bir anı olarak kalacaktır. Fakat bu anlar bazen hayatımıza yön veren güzel anlamlarken, bazen de unutamayacağımız anlamlar olacak. Örneğin ilk aşkınızı unutmamanız, ilk aşk duygusunu çok yoğun yaşamanızdan dolayıdır. Ya da travmaların unutulmamasın sebebi travma anında yaşanan yoğun korku veya öfke duygusudur. Bu iki anı da olumlu ya da olumsuz bir şekilde hayatımıza bir anlam katmıştır. Duyguların olmadığı bir dünyada yaşamın da bir anlamı olmazdı. Duygular tutum ve davranışları etkiler. İçinde bulunduğumuz duygu nasıl davranacağımızı önemli ölçüde etkiler. Güne mutlu bir başlangıç yaptığımızda kalan tüm gün mutlu bir hal ve davranış içerisinde oluruz. Üzgün ve kötü başladığımızda ise kalan tüm günü kötü geçirmemiz olasıdır. Güne olumlu duygularla başlamak hayatımıza renk katacaktır. Duygular ifade aracıdır. Bir kişiye veya bir ortama karşı olan memnuniyetimizi, duygularımızı mimiklerimiz aracılığıyla iletebiliriz. Sevdiğimiz birine karşı mutluluğumuzu ona gülerek, dokunarak ifade ederiz. Ya da sevmediğimiz bir yerdeyken yüzümüz asık bir şekilde durur ve sıkıldığımızı yansıtmış oluruz. Duygular insanı korur, aynı zamanda çeşitli sorunların nedeni de olabilir. Duygu bir insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Su, yemek, güvenlik gibi temel ihtiyaçlarımız karşılandıktan sonra insanlar duygusal ihtiyaçlarının da karşılanmasını isterler. Duygu ihtiyacı annenin bebeğine sarılmasıyla başlar. Çocukluk dönemiyle beraber duygularımızı tanımaya ve anlamaya başlarız. Eğer bu duygular yaşanmaz ve bastırılırsa sorunlar ortaya çıkar.