14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir: “İstanbul’da her 250 yılda bir 7’nin üzerinde yıkıcı bir deprem meydana geliyor” diyen Özdemir, en son büyük depremin 1766 yılında yaşandığını ve üzerinden 259 yıl geçtiğini hatırlattı. Kumburgaz açıklarında meydana gelen son depremin büyüklüğünün 6.2 olduğunu ifade eden Özdemir, “Bu deprem sadece 13 saniye sürdü ancak 15 kilometre uzunluğunda ve 9,5 kilometre genişliğinde bir fay segmenti kırıldı. Ancak halen kırılmamış 50 kilometrelik bir segment daha var” diye konuştu.
Depremin bir uyarı niteliği taşıdığını vurgulayan Özdemir, “İstanbul’da şu an yaklaşık 1,5 milyon riskli bina bulunuyor. Bunların yüzde 30’u, yani yaklaşık 600 bini acil olarak yıkılıp yeniden yapılmalı. Depremi durduramayız ama can kayıplarını önlemek için önlem alabiliriz” dedi.
“İstanbul’un kalbi durursa Türkiye zorlanır”
İstanbul’un Türkiye ekonomisinin şahdamarı olduğunu belirten Özdemir, “Ülke sanayisinin yüzde 60’ı İstanbul’da yer alıyor. İstanbul’da meydana gelecek büyük bir deprem sadece bir doğal afet değil, aynı zamanda bir beka meselesidir” ifadelerini kullandı.
Sanayi yapılarına özel vurgu yapan Özdemir, bu yapıların iç kesimlere, özellikle de zemin açısından sağlam bölgelere taşınması gerektiğini belirtti. Aksaray örneğini veren Özdemir, “Özellikle Ortaköy, Sultanhanı ve Sarıyahşi bölgelerimizdeki organize sanayi alanlarının zemini granit ve kireç taşından oluşuyor. Bu tür kaya zeminler depreme en dayanıklı zeminlerdir. Buralarda yapılan sanayi yapıları, doğru projelendirilirse 8 büyüklüğündeki bir depreme bile dayanabilir” dedi.
“Bu bir uyarıydı, asıl deprem henüz olmadı”
Özdemir, Kumburgaz Fayı’nda gerçekleşen kırılmanın, fay hattının tamamının kırıldığı anlamına gelmediğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Eğer 100 kilometrelik bu fay hattı tek seferde kırılsaydı, 7’nin üzerinde bir deprem yaşanacaktı. Şimdi sadece 15 kilometrelik bir bölge kırıldı. Kalan kısmı hâlâ büyük bir risk oluşturuyor. Belki üç ay sonra, belki üç gün sonra… Ama bir gün mutlaka o enerji boşalacak.”
Özdemir, geçmişte Maraş’ta yaşanan depremleri örnek göstererek, “En büyük deprem 500 yıl önce meydana gelmişti, 500 yıl sonra tekrar etti. Deprem, geldiği yeri unutmaz” diye konuştu.
Son olarak vatandaşlara ve yetkililere çağrıda bulunan Özdemir, “Depremin zamanını bilemeyiz ama riski azaltmak elimizde. Özellikle İstanbul’daki riskli binalar ve sanayi yapılarıyla ilgili bir an önce harekete geçilmeli” dedi.