14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), beyin ve omurilikte bulunan motor nöronların hasar görmesiyle kaslara giden sinyallerin kesilmesine yol açan ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. Bu bozulma, kaslarda zayıflamaya ve zamanla ciddi hareket kaybına neden olmaktadır.
ALS genellikle kaslarda güçsüzlük, yutma zorluğu ve konuşma problemleriyle baş gösterir. Hastalık ilerledikçe kas erimeleri (atrofi) artar ve hastanın hareket kabiliyeti ciddi oranda düşer. Bu durum, bağımsız yaşamı sürdürmeyi zorlaştırarak kişinin yaşam kalitesini doğrudan etkiler.
Hastalığın ileri evrelerinde yutma güçlüğü, yeterli besin ve sıvı alımını zorlaştırır. Bu da ciddi dehidratasyon ve bağışıklık sisteminde zayıflama gibi ikincil sağlık sorunlarına kapı aralar. Bu nedenle, beslenme desteği ve uzman takibi hayati önemdedir.
ALS zihinsel fonksiyonları etkilemez ancak fiziksel bağımsızlığı önemli ölçüde sınırlar. Ergoterapi, fizyoterapi ve konuşma terapisi gibi destekleyici uygulamalarla hastaların yaşam kalitesi artırılabilir. Aynı zamanda psikolojik destek de hastalığın yönetiminde büyük rol oynamaktadır.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı öncülüğünde farkındalık kampanyaları ve bilgilendirme programlarıyla ALS’ye dikkat çekiliyor. Uzmanlar, hastalığın kesin tedavisinin henüz bulunmadığını ancak erken tanı ve uygun bakım ile sürecin daha yönetilebilir hale gelebileceğini ifade ediyor.
Toplumsal Bilinç Hayat Kurtarabilir
ALS gibi nörolojik hastalıklarla mücadelede toplumsal farkındalık ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi, tedavi sürecinde moral ve destek açısından büyük önem taşıyor. Sağlık otoriteleri, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve erken teşhis imkanlarının artırılması için çalışmalarını sürdürüyor.