14915,65%1,02
43,12% 0,03
50,34% 0,28
6355,46% 1,68
10168,66% 0,00
Dünya Kanser Günü, sadece bir farkındalık günü değil, aynı zamanda değişim yaratmayı ve sonraki günlerde de eylemleri tetiklemeyi amaçlayan küresel bir kampanyadır.
2025-2027 Dünya Kanser Günü teması “Benzersizliğimizle Biriz” olarak belirlenmiştir. Bu tema, her bireyin kanserle mücadelesinin farklı ve benzersiz olduğu ancak bu benzersiz deneyimlerin aslında birleştirici bir güce sahip olduğunu vurgular. Kanserle mücadele eden herkesin bir şekilde birbirine bağlı olduğunu anlatan bu tema, ortak insani duygular, dayanıklılık ve umut etrafında birleşmeyi hedefler.
Kanserin başlıca risk faktörleri arasında tütün kullanımı, yüksek beden kütle indeksi (obezite), meyve ve sebze eksikliği, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol tüketimi gibi davranışsal ve beslenme ile ilgili faktörler yer almaktadır. Günümüzde kanserlerin yaklaşık üçte biri, bu risk faktörlerinden kaçınılarak ve kanıta dayalı önleme stratejilerinin uygulanmasıyla önlenebilir. Ayrıca, erken tanı ve uygun tedavi ile birçok kanser türünde iyileşme olasılığı oldukça yüksektir.
Dünya genelinde ve Türkiye’de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Her yıl yaklaşık 19.9 milyon kişi kansere yakalanırken, 9.7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Benzer bir seyirle devam edilmesi halinde 2040 yılında 30 milyon yeni vaka beklenmektedir. En sık görülen kanser türleri akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleridir ve bunlar Türkiye’de de en yaygın kanser türleri arasında yer almaktadır.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 223 bin kişiye kanser tanısı konulmaktadır. Erkeklerde kanser görülme sıklığı kadınlara göre daha fazladır. Erkeklerde yüzbinde 264,9, kadınlarda ise yüzbinde 193,4 oranlarında kanser vakaları görülmektedir. Bu sıklıklar, yaş ilerledikçe artmaktadır.
Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü gibi saygın kuruluşlar, kanserin önlenmesi için kişileri şu risk faktörlerinden kaçınmaya çağırmaktadır: sigara ve dumansız tütün ürünleri, fazla kilolu veya obez olma, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite eksikliği, alkol kullanımı, cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonu, hepatit gibi kanserojen enfeksiyonlar, iyonlaştırıcı ve ultraviyole radyasyon, kentsel hava kirliliği ve iç mekan dumanı.
Bu risk faktörlerinin farkında olarak ve bunlardan korunmada bireysel ve toplumsal temelde bilinçlenerek, kanserin toplumsal bir yük haline gelmesini engellemek mümkündür. Erken tanı ve tarama stratejileri, kanserin tipine göre değişiklik gösterse de, genel olarak kanserin önlenmesi ve erken teşhisinde büyük önem taşır.
Dünya Sağlık Örgütü, meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserlerinde vakaların erken evrelerde yakalanabilmesi için toplum tabanlı tarama programları önermektedir. Türkiye’de de 2008 yılından itibaren bu tür taramalar yapılmaktadır.
Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri için toplumun kaynaklarına ve hastalık yüküne uygun tarama programları uygulanmaktadır. Türkiye’deki taramalar birinci basamak ve 2.-3. basamak sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır. Ayrıca, kırsal ve dezavantajlı gruplara illerdeki mobil tarama araçları ile de hizmet verilmektedir.
Ulusal Kanser Tarama Programı, belirli yaş aralıklarındaki kişilere yönelik düzenli taramalar önermektedir. Meme kanseri taraması, 40-69 yaş arasındaki kadınlara yılda bir kez klinik meme muayenesi yapılmasını, 2 yılda bir mamografi çekilmesini önerir. Rahim ağzı kanseri taraması, 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi ile yapılır. Kalın bağırsak kanseri taraması ise 50-70 yaş arasındaki bireylere 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi ve 10 yılda bir kolonoskopi önerir.
Tarama sonrasında pozitif ya da şüpheli sonuçlar çıkan kişiler, teşhis merkezi olarak belirlenen ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilir ve ileri tetkikler yapılır. Teşhis ve tedavi hizmetleri bu sağlık kuruluşları tarafından sağlanır.
Ulusal Kanser Tarama Programları hakkında detaylı bilgiye Kanser Dairesi Başkanlığı’nın web sitesinden (https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser) ulaşılabilir. Ayrıca, “Hangi Tarama Bana Uygun?” uygulaması ile hangi kanser türünde tarama yaptırabileceğiniz konusunda bilgi edinilebilir.
Ülkemizde, kanser farkındalık çalışmalarının yanı sıra sağlık okuryazarlığı konusunda da vatandaşlara bilgilendirme yapılmaktadır. 81 ilde bu çalışmalar yürütülmekte olup, kanser taramaları, Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.