Gün geçtikçe daha sık ve şiddetli hale gelen sıcak hava dalgaları, başta kaygı ve stres olmak üzere birçok psikolojik sorunu tetikleyebiliyor. Uzmanlar, bu durumun bireylerin günlük yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü belirtiyor.
Ruhsal rahatsızlıklarla mücadele eden bireylerin, iklim değişikliğine bağlı çevresel stres faktörlerine daha duyarlı olduğu ifade ediliyor. Aşırı sıcaklıklar, depresyon, panik atak ve uyku bozukluğu gibi sorunları daha da artırabiliyor.
İklim krizine karşı yaşanan sürekli belirsizlik hali, bireylerde umutsuzluk ve çaresizlik duygularını da güçlendiriyor. Uzmanlar, toplumun genel psikolojik dayanıklılığının azaldığını ve bu durumun toplumsal düzeyde de risk oluşturduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre, iklim krizinin etkileriyle başa çıkabilmek için bireylerin sadece fiziksel değil, ruhsal açıdan da desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle psikososyal müdahale programlarının yaygınlaştırılması gerektiği dile getiriliyor.
İklim Krizi Artık Sadece Çevresel Değil, Toplumsal Bir Sorun
İklim değişikliği artık yalnızca doğayı değil, bireylerin ruh sağlığını ve toplumsal yapıyı da tehdit eden küresel bir sorun haline geldi. Uzmanlar, bu süreçle başa çıkabilmek için çok boyutlu stratejilerin geliştirilmesini öneriyor.