Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çatısı altında düzenlenen WSIS+20 Yüksek Düzeyli Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Sayan, Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çekerek, bu gerçeği görmezden gelen bir bilgi toplumunun ne kapsayıcı ne de insan merkezli olabileceğini ifade etti.
Türkiye'nin dijital dönüşüm hedeflerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki 'Milli Teknoloji Hamlesi' doğrultusunda yürüttüğünü belirten Sayan, teknolojinin bir egemenlik meselesi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken, teknolojinin sadece teknik bir konu değil, bir adalet ve haysiyet meselesi olduğuna inandıklarını kaydeden Sayan, "Hedefimiz, Türkiye Yüzyılı'nın aynı zamanda dijitalleşmenin de yüzyılı olmasıdır" dedi.
Dijital geleceğin en önemli köşe taşının küresel adalet olması gerektiğini ifade eden Sayan, "Küresel adaletin ve herkes için eşitliğin; Filistin ve Gazze dahil tüm çatışma bölgelerinde dijital geleceğin temeli olması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu. Gazze'deki durumu bilip de kapsayıcı, insan odaklı bir bilişim toplumundan söz edilemeyeceğini belirten Sayan, bu trajediyi görmezden gelen bir anlayışın ne kapsayıcı ne de insan merkezli olduğunu tekrarladı.
Yapay zeka ve yeni nesil teknolojiler konusundaki etik tartışmalara da değinen Sayan, önümüzdeki on yılın uluslararası toplumun inandırıcılığı için bir test olacağını söyledi. Teknolojinin bir güç enstrümanı olmaması gerektiğini kaydeden Sayan, "Ya zekanın insanlığa hizmet etmesini sağlayacağız ya da teknolojinin insanlığı yeniden tanımlamasına izin vereceğiz. 2035 yılına kadar teknoloji, güce değil, insan onuruna hizmet etmeli ve temel hakları korumalıdır" ifadelerini kullandı.
Sayan ayrıca, Türkiye'nin BM Teknoloji Bankası'na ev sahipliği yaparak dijital fırsatların en az gelişmiş ülkeler için de sürdürülebilir kalkınmaya destek vermesi adına çalışmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.