Vatandaşlar, eskiden elleri dolu bir şekilde eve dönerken artık sadece temel ihtiyaçlarının bir kısmını alabilmenin üzüntüsünü yaşıyor. Pazarda alışveriş yapan bir müşteri, "Eskiden pazara geldiğimizde birçok şeyi rahatlıkla alabiliyorduk. Şimdi ise sadece en gerekli olanları alıp dönüyoruz. Nereye kadar böyle devam edecek, bilmiyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Bir diğer müşteri ise fiyat artışlarından dolayı pazarda vakit geçirmekten dahi keyif alamadığını belirtti. "Pazarda dolaşmak artık keyif değil, stres oldu. Her geçen gün fiyatlar artıyor, aldığımız ürünler azaldı. Bu durum bizi her hafta daha fazla zorlar hale geldi" dedi.
Esnaf ise bu durumdan memnun değil. Pazarcılar, fiyat artışlarının kendilerinden kaynaklanmadığını, tedarik zincirindeki maliyet artışlarının fiyatlara yansıdığını savunuyor. Bir pazar esnafı, "Müşteri her zaman şikâyet ediyor ama bizim de elimizden bir şey gelmiyor. Ürünler bize pahalı geliyor, biz de maliyeti karşılayabilmek için fiyatları artırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bazı esnaflar, pazarların giderek hareketliliğini kaybettiğini dile getirerek, satışların düşmesinden şikâyetçi. Özellikle sebze ve meyve tezgâhlarında önceki yıllara kıyasla ciddi bir durgunluk yaşandığını belirten bir pazarcı, "Müşteri azaldı, fiyatlar yükseldi. Bizim de kazancımız düştü. Herkes bu durumdan şikâyetçi ama çözüm yok" dedi.
Pazartesi Pazarında artan fiyatlar, alışveriş alışkanlıklarını da değiştirmiş durumda. Vatandaşlar, artık pazarlık yapma imkânı bulamadan sadece belirli ürünlere yöneliyor. Daha önce farklı tezgâhları gezip ürün karşılaştırması yapan müşterilerin, şimdi yalnızca ihtiyaç listesine bağlı kaldığı gözleniyor.
Ekonomik sıkıntılar pazar yerlerindeki sosyal atmosferi de etkiliyor. Önceki yıllarda esnaf ve müşteri arasındaki samimi diyalogların yerini, fiyatlar üzerindeki tartışmalar aldı. Hem müşteriler hem de esnaf, bu süreçten en az zararla çıkmak için çözüm yolları arıyor.
Yetkililerden çözüm bekleyen vatandaşlar, pazar fiyatlarının kontrol altına alınmasını talep ediyor. Birçok kişi, devletin hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Ekonomik dalgalanmaların pazar yerlerine etkisinin daha uzun süre devam edip etmeyeceği ise merak konusu.