Senem Güler... Okuma ve araştırmayı seven bir Youtuber. Yozlaşmış bir nesil yerine ecdadını bilen kültürüne sahip çıkan bir nesil için uğraş veren gönül bir nefer. Karış Karış Anadolu'yu gezen ve geçmişi günümüze buluşturan ve insanımızın ata mirasına sahip çıkmaması için çabalayan modem bir Evliya Çelebi... Güzel şehrimizi tanıtan çağdaş bir seyyah. Kendisiyle özel bir sohbet yapma imkânı bulduk. Ve bize kendisini anlatması istedik. Anlattıkları ve anlatacakları belki ciltler dolusu kitap eder şu ufacık alana sığdırmanın imkânı yok, bizde özetleyelim dedik. İşte kendi dilinden Senem Güler... 'Ankara Çankaya doğumluyum, Aslen baba tarafından Nevşehir Ürgüplüyüm yani namı değer Kapadokya. Kapadokyalı olmaktan her zaman gurur duymuşumdur. Hayat standardı orta seviyeden biraz daha iyi bir ailede büyüdüm. 3 kardeşiz en büyük ablayım. Liseyi bitirdikten sonra yani 90'lar da çok popüler olan o dönemin parlak mesleği radyoculuğa merak edindim. Her zaman hayallerimin peşinde koşmayı seven bir karakter olduğum için o dönem bir şekilde kendimi bir radyoya atmayı başararak iş hayatıma zor bir yerden de olsa başladım. Radyocu olmak bana çok farklı deneyimler kattı. Genç yaşta sorumluluk almayı, soğukkanlı olabilmeyi en önemlisi hitap sanatını öğrenmeye başlamıştım. Radyoculuğun hayatımdaki yeri çok farklıdır ve birçok arkadaşım hala çok ünlü radyolarda Türkiye'nin en tanınmış isimleri olarak şu an devam ediyor. Ben sanırım bir arayış içerisindeydim ve kendimi bulma çabalarım devam ediyordu. Bu arada toplumla ve insanlar ile çok fazla hemhal olunca hayata dair fikirlerim oluşmaya başladı. Sosyoloji tamda benim istediğim alandı ve üniversite tercihimi bu alanda kullandım. O dönemlerde toy bir genç kız olarak her yerde her işi yapmış her insan tipiyle bir araya gelmiş ve analiz yeteneğimi geliştirmişimdir. Sonrasında bu kariyer planı organizasyon, turizm, halkla ilişkiler ve benzeri alanlarda devam ederken sürekli bir kabul etme duygusu ile gezmeye ve gezdiğim alanları bütçem dâhilinde geliştirmeye başladım. Hep dominant ve mükemmeliyetçi bir karakter oldum. Malum oğlak burcuyum ve zor bir insanım bunu kabul edende bir insanım. Tarihi, geçmiş kişilere, ecdadımızın mirasına, gezmeye, araştırmaya çok meraklıyım. Geçmiş medeniyetlerin kültür miraslarını araştırıp bilinmeyenleri öğrenmeyi ve insanlara aktarmayı seviyorum. Ben seyahatlerime gitmeden evvel plan fazlasıyla yapıyorum. Tarihçi hocalarımdan destek aldığım zamanlar oluyor. Ama şu an açıktan 2 yıllık bir kültürel miras öğrencisi olarak genelde kendi ders notlarım üzerinden hareket ediyorum.

Osmanlı ve Selçuklu'ya hayranlık gezilerimde oluştu. En önemlisi geride bırakılan miras beni hayretler içinde bırakmıştı. Mesela Süleymaniye'yi görünce o zamanın şartlarına göre yapılan bu şahesere nasıl ince bir ruh üflendiğini düşünmüştüm. Saatlerce incelemiş ve öylece bakakalmıştım. Sonra bu karakterlerin her birinin hayatını incelediğimde çokta bir elleri yağda bir eller balda olmadıklarını sürekli bir diken sırtında hayatlar yaşadıklarını, ona rağmen yüzyıllar süren istikrarlı imparatorluklar yönettiklerini öğrendim. Padişahlar, sultanlar, şehzadeler, mimarlar, her bir ferdin bir yaşam mücadelesi içinde ölüm korkusuyla yaşayarak buna rağmen hayat eseri yaptırma yarışına girdiğini gördüm, Kervansarayları gezdim. Köprülerde yürüdüm. Nasıl bir güçtür ki; el atmadıkları bir yer kalmasın, girmedikleri vilayet, köy olmasın. Her yerde bir işaret, her camide bir mesaj gerçekten yıllarca araştırabilirim. Bizim tarihimizi göstermemiz gerekir. Çünkü herkes her yere gidemez imkânı yoktur, vakti yoktur. Hayat koşturmacası bu tür yerler görmemizi keşfetmemizi engelleyebilir. Ya da bizim için çok elzem bir ihtiyaç gibi olmadığı için boş verebiliriz ama bu boş vermişlikle yaşayamayız. Geçmişini bilmeyen ve geçmişinden kopuk yaşayan milletler zamanla yozlaşır ve çürür. Benliğini yitirir ve özünü kaybeder. Biz bilinçle tarihine sahip çıkan bir millet olursak ülke olarak daha güçlü olacağımıza inanıyorum. İşte bu sebeple bunu çabalıyor ve devamlı bir uğraş veriyorum. İstiyorum ki; geçmişini unutmadan, benliğini ve özünü kaybetmeden, geçmişine sahip çıkarak geleceğe emin adımlarla yürüyen ve gelişen yozlaşmadan kültür sahibi olan bir toplum olalım. Bütün gayretimiz bu yönde. Böyle olursak daha güçlü ve geleceği güzel olan bir millet oluruz. Maddi anlamda imkanlarımız kısıtlı ve her şeyi kendi imkanlarımızla yapmaya çalışıyoruz. Çoğu zaman tanıtımını yaptığımız yerdeki insanların haberi bile olmuyor. Ama yine de biz onlar için uğraşıyoruz. Gönül isterdi ki; tanıtımını yaptığımız yerde yerel yönetimler azda olsa bu çalışmalar için katkıda bulunsun ama şimdiye kadar öyle bir katkı olmadı. Çoğu zaman zorlanarak da olsa çalışmaya devam ediyoruz. Yılmadık, pes etmedik. Ülkemizi ecdadımızı, bize bıraktıkları mirası ve onları araştırıp insanlara anlatmayı ve şehirlerin tanıtımına katkıda bulunmayı seviyoruz. Ülkemizi, bu cennet vatanı seviyoruz. YAZAN: SENEM GÜLER