Dünya genelinde piyasalar, başta ABD ve Çin olmak üzere büyük ekonomiler arasında süregelen ticaret müzakerelerinin olumlu bir çerçeveye oturacağı beklentisiyle destek buluyor. İyimser senaryolar, küresel büyüme üzerindeki baskının azalabileceği yönünde değerlendirilirken, risk iştahında zaman zaman artış yaşanıyor.
Bununla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki görüş ayrılıkları, piyasa dengelerini tehdit eden önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Trump'ın faiz indirimine yönelik baskısı ve Powell'ın bağımsız para politikası çizgisinde durması, Fed'in karar alma sürecine olan siyasi müdahale algısını güçlendiriyor.
Bu ikili etki, yatırımcıların temkinli hareket etmesine yol açarken, piyasalarda dalgalanmalar gözlemleniyor. VIX gibi küresel belirsizlik endekslerinde artış dikkat çekerken, altın ve dolar gibi güvenli limanlara yönelimde zaman zaman artış yaşanıyor. Hisse senetlerinde ise yön arayışı sürüyor.
Trump'ın sık sık Fed'e yönelik açıklamaları ve Powell'a olan eleştirileri, kurumlar arası gerilimin artabileceği endişesini doğuruyor. Bu durum, ABD iç siyasetinin ekonomik kararlara doğrudan etki ettiği bir tablo oluştururken, piyasalarda "bağımsız merkez bankası" ilkesinin zedelendiği yorumlarına neden oluyor.
Piyasaların yönünü belirleyecek bir diğer kritik unsur ise ABD'den ve diğer büyük ekonomilerden gelecek ekonomik veriler olacak. Enflasyon, istihdam ve büyüme göstergeleri; hem ticaret müzakereleri hem de merkez bankalarının para politikalarına dair sinyaller açısından yakından izleniyor.
Karışık Seyir Sürebilir
Uzmanlar, kısa vadede küresel piyasalarda yön tayininin zor olacağını belirtiyor. Ticaret müzakereleri olumlu bir ivme kazansa da, Trump-Powell eksenli siyasi tansiyonun bu iyimserliği gölgeleyebileceği ve volatilitenin sürebileceği öngörülüyor.