Danimarka'da yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, sevilen bir yakının kaybının ardından yaşanan yoğun üzüntünün ölüm riskini yaklaşık iki katına çıkardığını ortaya koydu. Yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak duygusal travmanın etkileri uzun vadede sağlığı tehdit ediyor.
2012 yılından bu yana 1.735 yetişkinin yaklaşık 10 yıl boyunca takip edildiği çalışmada, yüksek düzeyde yas yaşayan bireylerin ölüm riskinin %88 oranında arttığı tespit edildi. Bu grup, düşük yas seviyesi gösterenlere göre daha fazla sağlık sorunuyla karşılaştı.
Yas döneminde sağlık hizmeti başvuruları artıyor. Kardiyovasküler rahatsızlıklar, depresyon ve intihar eğilimleri en çok öne çıkan problemler arasında. Özellikle ruhsal sağlık geçmişi olan bireylerde risk daha yüksek.
"Takotsubo kardiyomiyopati" olarak da bilinen "kırık kalp sendromu", ani stresle tetiklenen ve kalp kaslarını geçici olarak zayıflatan bir durum. Kalp kriziyle benzer belirtiler gösteriyor ve acil müdahale gerektiriyor.
Arizona Üniversitesi'nin araştırmasına göre, kırık kalp sendromundan ölen erkeklerin oranı %11,2 iken, bu oran kadınlarda %5,5. Yani erkeklerde ölüm riski yaklaşık iki kat daha fazla.
Fiziksel stres kaynaklarının erkeklerde daha yaygın olması ve sosyal destek arama davranışlarının zayıf olması bu farkın temel nedenleri arasında. Hormonal farklılıklar da etkili olabiliyor.
7. Erken Müdahale Hayat Kurtarır
Uzmanlar, yoğun yas süreci geçiren bireylerin psikolojik destek, uyku düzeni, egzersiz ve tıbbi kontrol gibi önlemlerle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Erken tanı ve müdahale, hayati riskleri önemli ölçüde azaltabiliyor.