Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine ses veren, yazdığı İstiklâl Marşı ile milletin ruhunu mısralara döken Mehmet Akif Ersoy, vefatının 89. yılında rahmet, minnet ve hürmetle anılıyor. O, sadece bir şair değil, aynı zamanda fikir adamı ve inanç abidesi olarak da iz bırakmıştır.
İstiklâl Marşı: Bir Milletin Dirilişi
Mehmet Akif'in kaleminden çıkan İstiklâl Marşı, Türk milletinin varoluş mücadelesini anlatan, imanla yoğrulmuş bir destan olarak tarihe geçmiştir. "Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın" sözüyle de bu mücadelenin ne denli büyük bir fedakârlıkla verildiğini ifade etmiştir.
Vatan Sevgisiyle Yoğrulmuş Bir Ömür
20 Aralık 1873'te dünyaya gelen Mehmet Akif Ersoy, hayatını milletine, ilmine ve inancına adamış bir dava insanıydı. Yazılarıyla, vaazlarıyla ve duruşuyla hem dönemin hem de bugünün gençliğine örnek olmayı sürdürmektedir.
Edebi Mirası Hâlâ Yaşatılıyor
Safahat adlı eseri başta olmak üzere, kaleme aldığı birçok yazı ve şiir, hâlâ büyük bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Mehmet Akif, edebiyatımızda sadece bir şair değil; aynı zamanda ahlak, fikir ve iman adamı olarak da önemli bir yer tutmaktadır.
Milli Mücadeleye Ruh Veren Bir Kalem
İstiklâl Marşı'nı yazarken aldığı tek ödül olan millet sevgisini, hayatı boyunca her türlü maddi çıkarın üstünde tutan Mehmet Akif, bu duruşuyla da tarihe damgasını vurmuştur. Onun eserleri, milletin geçmişiyle geleceği arasında köprü kurmaktadır.
89 Yıldır Aynı Saygıyla Anılıyor
27 Aralık 1936 tarihinde Hakk'a yürüyen Mehmet Akif Ersoy, vefatının üzerinden geçen 89 yıla rağmen hâlâ ilk günkü saygı ve özlemle anılmaktadır. Onun fikirleri ve milli duruşu, genç nesillere ışık tutmaya devam etmektedir.
Rahmet, Minnet ve Hürmetle
Türk milletinin ortak hafızasında silinmez bir yer edinen Mehmet Akif Ersoy'u, ebediyete irtihalinin 89. yılında bir kez daha rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyoruz. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.