Toplantıda Ergin, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal durumuna dair çarpıcı açıklamalarda bulunurken, partisinin çözüm önerilerini de kamuoyuyla paylaştı. Sadullah Ergin, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ekonomik göstergelerine ilişkin detaylı bir değerlendirme sundu. Ergin, Eylül 2024 itibarıyla OECD ülkeleri arasında yüzde 49,4 ile en yüksek enflasyon oranına sahip ülke konumunda olduğumuzu ifade etti. "Hatta savaş halindeki ülkelerde bile enflasyon oranı yüzde 10 seviyelerinde seyrederken, Türkiye'de sekiz yıldır enflasyon iki haneli seviyelerde kalmaya devam ediyor" dedi. Kişi başına düşen milli gelirde 10 yıldır kayda değer bir artış yaşanmadığını belirten Ergin, "2013 yılında 12.650 dolar olan kişi başına düşen milli gelir, 2023 yılında yalnızca 13.243 dolara çıkmıştır. Bu rakam, Türkiye'nin ekonomik olarak yerinde saydığını göstermektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye'de gelir dağılımındaki eşitsizliğe de dikkat çeken Ergin, en zengin yüzde 20'lik kesimin toplam milli gelirin yüzde 48,7'sini alırken, en yoksul yüzde 20'lik kesimin ise yalnızca yüzde 6 pay alabildiğini vurguladı. Ayrıca, 2024 yılının son çeyreğinde ekonomik büyüme rakamlarının bir önceki çeyreğe kıyasla gerilediğini söyledi. Gıda enflasyonunun da büyük bir sorun olduğunu ifade eden Ergin, OECD ülkeleri arasında yüzde 43,7 ile Türkiye'nin en yüksek gıda enflasyonuna sahip ülke olduğunu belirtti. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) bankalara olan kredi borcunun 4 trilyon lirayı aştığını, kredi kartı borçları nedeniyle icralık olan kişi sayısının ise 1 milyon 63 bin 379'a ulaştığını dile getirdi. Ergin, devletin yıllık faiz ödemelerindeki hızlı artışa dikkat çekerek, "2003-2017 yılları arasında yıllık ortalama 50 milyar TL olan faiz ödemeleri, 2024 yılında 1 trilyon 298 milyar TL'ye çıkmıştır. 2025 için öngörülen rakam ise 1 trilyon 950 milyar TL'dir. Bu rakamlar, tarım ve hayvancılık politikalarına ayrılan bütçenin beş katıdır" dedi. İşsizlik oranlarının da endişe verici seviyelere ulaştığını belirten Ergin, "2024 yılı itibarıyla 4 milyon 700 bin gencimiz ne eğitim hayatına devam edebiliyor ne de istihdamda yer alabiliyor. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı ise yüzde 40'a ulaşmış durumda" diye konuştu. Ayrıca, 2024 yılında asgari ücretin yalnızca bir kez artırıldığını hatırlattı. Tarım ve hayvancılık sektöründeki sorunlara değinen Ergin, Türkiye'nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini ifade etti. "2024 yılında yurtdışından 600 bin büyükbaş hayvan ithal edilmiştir. Bu durum, yerli üretimdeki yetersizliği ve dışa bağımlılığın giderek arttığını göstermektedir" dedi. Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle tarım faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını ve borçlarını ödeyebilmek için varlıklarını ipotek ettiklerini de sözlerine ekledi. Sadullah Ergin, DEVA, Saadet, Gelecek Partileri ve diğer siyasi oluşumların iş birliğiyle oluşturulan ortak bir grup sayesinde yeni bir siyasi yol haritası çizildiğini duyurdu. Ergin, bu iş birliğinin amacını, "Hukuk devletinin tam anlamıyla hayata geçirildiği, özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasi anlayışının yerleştiği, insan onuruna yaraşır bir refah düzeyine ulaşmış bir Türkiye inşa etmek" olarak tanımladı. Ergin, bu siyasi iş birliğinin, AK Parti ve CHP dışında yeni bir alternatif oluşturacağını belirterek, "Kutuplaştırıcı değil, birleştirici bir siyaset anlayışını yerleştirerek milletimizin karşı karşıya olduğu derin sorunlara kalıcı çözümler üreteceğiz" dedi. Toplantıda Ergin, bu iş birliğiyle güçlü bir muhalefet bloğu oluşturulacağını ve bunun siyaset sahnesine yeni bir soluk getireceğini vurguladı. "Halkımız artık tek bir seçeneğe mahkûm edilmeyecek. Bu yeni yol, herkes için adalet, özgürlük ve refah sağlayacak" ifadelerini kullandı. Sadullah Ergin'in açıklamaları, DEVA Partisi'nin sadece eleştirilerle değil, çözüm önerileriyle de sahada olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.