Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de cezaevinden tahliye edilen her 100 kişiden 45'i kısa süre içinde yeniden suça karışıyor. Bu tablo, hem ceza adaleti sisteminin hem de sosyal rehabilitasyon politikalarının yetersizliğine işaret ediyor.
Uzmanlar, hükümlülerin tahliye sonrası toplumla bütünleşememesinin suç döngüsünü beslediğini vurguluyor. Eğitim eksikliği, meslek edindirme programlarının sınırlılığı ve ekonomik zorluklar, bireylerin tekrar suça yönelmesinde kritik rol oynuyor.
Adalet sisteminde yapılan reformlara rağmen, sahada istenilen etkinlik henüz sağlanamadı. Denetimli serbestlik gibi uygulamalar umut verse de, mevcut oranlar bu çabaların yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. STK'lar ve barolar, tahliye sonrası destek sistemlerinin yaygınlaştırılmasını talep ediyor.
Tekrar Suç Türleri Dikkat Çekiyor
Kriminoloji uzmanları, yeniden suç işleyenlerin büyük çoğunluğunun hırsızlık, uyuşturucu ve yaralama suçlarına karıştığını belirtiyor. Bu durum, suçun bireysel bir tercih değil, yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Toplumsal Önyargılar Suç Döngüsünü Derinleştiriyor
"Bir kez suç işleyen hep suçludur" anlayışı, hükümlülerin sosyal hayata dönüşünü zorlaştırıyor. Uzmanlara göre, sürdürülebilir bir rehabilitasyon sistemi yalnızca cezaevinde değil, tahliye sonrası süreçte de güçlü sosyal desteklerle sağlanabilir.