Prof. Dr. Ercan, Marmara Denizi'ndeki gerginliğin bilimsel veriler ışığında değerlendirildiğinde, depremin yakın bir gelecekte olmayacağını vurguladı. İstanbul'da büyük bir depremin en erken 2045 ila 2060 yılları arasında olabileceğini belirten Ercan, bu sürenin daha da uzayabileceğini dile getirdi.
Ercan, "Bir yerde gerginlik birikimi varsa, orada deprem olur. Ancak bu birikim hemen gerçekleşmez. Marmara'da bu birikimin oluşması için daha zamana ihtiyaç var. Bu nedenle halkımızın panik yapmasına gerek yok," ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda halk arasında sürekli olarak deprem korkusunun gündemde tutulmasının da doğru olmadığını savunan Ercan, deprem bilincinin korkuyla değil, bilimsel gerçekliklerle beslenmesi gerektiğini söyledi. "Deprem olacak diye her gün diken üstünde yaşamak toplumda psikolojik tahribata yol açar," dedi.
İstanbul'daki yapı stokunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ercan, bu süreçte özellikle mühendislik hizmeti almamış binaların öncelikli olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Zemin etütleri yapılmadan inşa edilen yapılar, olası bir depremde büyük risk taşır," diye ekledi.
Uzmanların açıklamaları, İstanbul'da deprem gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyarken, Prof. Dr. Ercan'ın vurguladığı zaman dilimi, mevcut afet hazırlık stratejilerinin daha planlı ve akılcı şekilde yürütülmesi gerektiğini gösteriyor. Yetkililerin bu doğrultuda harekete geçmesi, olası bir felaketin etkilerini en aza indirebilir.