Her seçim döneminde en çok konuşulan konu, personel alımı oluyor. Başkan adaylarının verdiği sözler, yapılan vaatler ve tutulan ya da tutulmayan yeminler, halkın dikkatini çekiyor.
Seçim sürecinde öyle büyük bir beklenti yaratılıyor ki, sadece aday değil; ailesi, yakın çevresi, parti temsilcileri ve meclis üyesi adayları bile bu vaatlerden doğrudan etkileniyor. İnsanlar kendileri için bir umut ışığı ararken, bu süreç beklentilerin daha da yükselmesine neden oluyor.
Ancak seçimden sonra verilen sözlerin yerine getirilip getirilmemesi, toplumda ciddi kırgınlıklar yaratıyor. Kim iş bulsa bile, geride kalanlar için memnuniyet sağlamak mümkün olmuyor. Çünkü beklenti çok geniş bir tabana yayılıyor.
Ne yazık ki bu anlayışın içinde sadece aday değil, çevresindeki kişiler de rol oynuyor. Eş, dost, akraba ve yakın çevre, seçim sürecinde iş umuduyla motive ediliyor. Bu durum ise toplumda adalet duygusunu zedeliyor.
Eskil halkı, artık bu anlayıştan yorulmuş durumda. İnsanlar, liyakate dayalı bir düzen isterken, iş sözleri üzerinden yapılan seçim stratejilerinin son bulmasını bekliyor.
Personel alımlarında adaletin sağlanabilmesi için liyakat esaslı bir sistemin kurulması gerektiği vurgulanıyor. Böylece seçim süreçleri daha şeffaf ve güvenilir hale gelebilir.
Eskil'in Geleceği İçin Önemli Bir Adım
Eskil'in, bu anlayıştan bir an önce kurtulması gerektiği görüşü ön plana çıkıyor. Halkın güvenini kazanacak tek yolun şeffaflık, adalet ve liyakat olduğu belirtiliyor.