Tarih: 01.01.2026 15:55

Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve Kardeşliğin Güçlendiği Bir Eşik Olacak"

Facebook Twitter Linked-in

Küresel Adaletsizlik ve Ahlaki Sınav

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirtti. Savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade eden Aydın, Gazze'de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sessizliğinin, modern dünyanın ahlaki iddialarının kırılganlığını ortaya koyduğunu kaydetti.


Gücün Hukuka Üstün Geldiği Bir Düzen

İsrail'in sistematik politikalarının küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını gösterdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkarlara feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülemez olduğunu vurguladı. Çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini belirtti.


Türkiye'nin Liderlikle Attığı Adımlar

Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde Türkiye'nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.


İç Barış ve Kardeşlik Süreci

Türkiye'nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti.


Toplumsal Ahlak ve Değer Ekseni

Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.


Kimlik Kaybı ve Toplumsal Bilinç

Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.


2026: Adalet ve Umut Yılı

2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026'nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti.


Huzur ve Kardeşlik Temennisi

Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah'tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.





Orjinal Habere Git
— HABER SONU —