Sosyal medyanın gelişen teknoloji çağında artık herkesin hayatında önemli bir yer edindiğini belirten Atasoy, sosyal medya kullanımının oldukça yaygınlaştığını vurguladı.
Atasoy, sosyal medya gibi geniş kitlelere hitap eden ve toplumu etkileme gücü yüksek olan bir alanın, hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Sosyal medyada işlenen suçların hızla artmasıyla bu alanda bir düzenlemenin gerekli hale geldiğini belirtti. "Yasanın içeriğinin tartışılması elbette ayrı bir konudur, ancak bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu gerçeği değişmez," diye ekledi.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte kişilerin hukuki ve sosyolojik sorunlarla daha sık karşılaştığını hatırlatan Atasoy, sosyal ağ sağlayıcılarının yeterli önlemler almadığına dikkat çekti. Bu nedenle, kişisel hakların korunması için devletlerin ve bireylerin taleplerinin görmezden gelindiğini ve bu sorunun çözümü için adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Atasoy, anonim hesaplarla işlenen suçların sosyal medyada yaygınlaştığını ve bu duruma karşı tedbirlerin alınmasının elzem olduğunu söyledi. Ayrıca, ifade özgürlüğünün önemine vurgu yaparak, düzenlemenin bu kapsamda dengeli uygulanması gerektiğini dile getirdi. "İfade özgürlüğü en temel haklardan biridir, bu nedenle kanunun yanlış veya keyfi uygulanmaması son derece önemlidir," dedi.
Kira ilişkileri konusunda da görüşlerini paylaşan Atasoy, kira sözleşmesinin hem kiracıya hem de kiraya verene hak ve sorumluluklar yüklediğini hatırlattı. Kiracıların aşırı kira artışlarına ve keyfi tahliye taleplerine karşı korunması gerektiğini savundu. Barınma hakkının insanın en doğal hakkı olduğunu belirten Atasoy, kiracıyı koruma amacıyla getirilen düzenlemelerin önemine dikkat çekti.
Kira artış oranlarına getirilen sınırlamaların, kiracıların aşırı zamlarla karşılaşmasını engellediğini vurgulayan Atasoy, bu düzenlemelerin kiracılar için olumlu olduğunu söyledi. Konut sahiplerinin bu düzenlemeleri olumsuz karşılayabileceğini kabul etmekle birlikte, kiracıların haklarının korunmasının toplumsal bir gereklilik olduğunu belirtti.
Dijitalleşme sürecinin hukuka olan etkilerini de değerlendiren Atasoy, e-duruşma uygulamalarının avukatlar için büyük bir zaman avantajı sağladığını ifade etti. Özellikle şehir dışındaki duruşmalara sanal ortamda katılmanın büyük kolaylık olduğunu belirtti. Ancak dijitalleşmenin bazı fiziki yetersizlikler nedeniyle dezavantajlar doğurabileceğini de ekledi.
Son olarak, Atasoy, dijitalleşmenin hukuk sistemindeki eksikliklerin giderilmesiyle daha verimli hale geleceğini ifade ederek, fiziki imkanların iyileştirilmesiyle teknolojinin iş hayatını daha da kolaylaştıracağını düşündüğünü belirtti.