Tarih: 11.12.2024 11:49

Atatürk’e Hakaret Davası Sonuçlandı

Facebook Twitter Linked-in

Yargılama sonucunda mahkeme, sanık Osman Bacaksız'ın "Atatürk'ün Hatırasına Alenen Hakaret" suçunu işlediğine karar verdi. Sanık, 5816 Sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve güttüğü amaç göz önüne alınarak 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanığın yargılama sürecindeki tutumu dikkate alınarak, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapıldı ve ceza 10 aya düşürüldü. Ayrıca mahkeme, sanığın duruşmadaki olumlu davranışları ve suçtan kaynaklanan maddi bir zarar olmaması nedeniyle "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması"na (HAGB) karar verdi.

Mahkeme kararının ardından dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Milli Eğitim Müdürlüğü, Osman Bacaksız'ı çalıştığı okuldan alarak başka bir okula müdür olarak atadı. Bu durum, kamuoyunda büyük tepki topladı.

Öğretmenlik mesleğinin gereği olarak sanığın işlediği suçun niteliği, meslek etiği çerçevesinde daha hassas bir değerlendirme yapılması gerektiği ifade ediliyor. Kararın HAGB ile sonuçlanması, suçun ağırlığına rağmen caydırıcı bir sonuç doğurmamış görünüyor.

Sanığın, mahkemenin verdiği karardan ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nün atama kararından cesaret alarak Atatürk'e yönelik hakaretlerine devam ettiği iddia ediliyor. Bacaksız, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, "Kamal hakkında düşüncem aynen Kadir Mısıroğlu gibi" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, kamuoyunda Osman Bacaksız'ın Atatürk'e karşı duyduğu nefreti açıkça gösterdiği şeklinde yorumlandı. Atatürk'e hakaret eden bir kişinin, sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştirilerde bulunması durumunda çok daha ağır bir ceza alabileceği belirtiliyor.

Kamuoyunda, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e hakaret eden kişilerin ödüllendirilir gibi terfi ettirilmesi büyük tepki topluyor. Eleştiriler, bu kişilerin cezalandırılması yerine daha iyi pozisyonlara getirilmesinin toplumda adalet duygusunu zedelediği yönünde yoğunlaşıyor.

CHP'li yetkililer, Atatürk'ün mirasına yapılan saldırıların cezasız kalmaması gerektiğini ve bu tür olayların toplumun değer yargılarına zarar verdiğini ifade ediyor.

Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin temeli olduğu sık sık hatırlatılıyor. Bu tür olayların, Atatürk'e ve silah arkadaşlarına duyulan minnettarlığı daha güçlü bir şekilde ifade etme gerekliliğini doğurduğu vurgulanıyor.

Ezanın okunuyor, bayrağın dalgalanıyor olması ve Türkiye'nin bir Afganistan ya da Irak gibi olmaması, Atatürk ve silah arkadaşlarının mücadelesine bağlanıyor. Bu nedenle, Atatürk'e ve Cumhuriyet değerlerine yönelik saldırıların hiçbir şekilde hoşgörüyle karşılanmaması gerektiği belirtiliyor.

Son olarak, CHP ve toplumun geniş kesimleri, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ve diğer yetkililere çağrıda bulunarak, bu tür suçların ödüllendirilmesi yerine caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini dile getiriyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —