Alaşehir'de onlarca farklı türde üzüm yetiştirilse de bağların yüzde 90'ını Sultaniye çekirdeksiz üzüm oluşturuyor. Üreticiler, sıcak havalardan etkilenmemek için sabahın erken saatlerinde bağlara giriyor, üzüm salkımları özenle toplanarak sepetlere yerleştiriliyor.
Bağdan çıkan üzümler sofralık olarak tüketildiği gibi kurutularak da ihraç ediliyor. Kurutmalık üzümler, özel karışımlara batırıldıktan sonra güneşe seriliyor. İhracata gidecek olanlar ise kooperatif ortaklarının tesislerinde işlenip paketlenerek dünya sofralarına ulaştırılıyor.
Türkiye'de kurutmalık üzümün yüzde 85'i, sofralık üzümün ise yüzde 20'si Manisa'da üretiliyor. Şehir, yıllık yaklaşık 250 bin ton kuru üzüm ihracatıyla ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor.
Arkeolojik bulgular, Anadolu'da bağcılığın geçmişinin M.Ö. 3500'lere uzandığını gösteriyor. Tarih boyunca üzüm, halkın geçim kaynağı olmanın yanı sıra ticarette de kritik bir rol oynadı.
Anadolu'da elde edilen üzümler, çoğunlukla yaş ve kuru olarak tüketilirken, aynı zamanda pekmez, pestil, lokum ve köfter gibi ürünlerde de değerlendirildi.