Hasat sonrası tarlada kalan bitki saplarının yakılması, toprağın verimliliğini ciddi şekilde düşürüyor. Başkan Dinçer, bu yöntemin kısa vadede kolaylık sağlasa da uzun vadede büyük kayıplara yol açtığını belirtti.
Anız yakmak, topraktaki organik maddeleri yok ederek tarımın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Ayrıca toprağın üst tabakasındaki faydalı mikroorganizmaların yok olması, verimliliği kalıcı olarak azaltıyor.
Kontrolsüz şekilde yakılan anız, rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek çevredeki tarlalara, ormanlık alanlara ve yerleşim yerlerine zarar verebiliyor. Başkan Dinçer, bu durumun hem maddi kayıplara hem de can güvenliği riskine yol açtığını söyledi.
Anız yangınları, atmosfere yoğun duman ve zararlı gazlar salarak hava kirliliğini artırıyor. Bu durum, hem insan sağlığına hem de ekosisteme zarar veriyor.
Türkiye'de anız yakmak yasalarla yasaklanmış durumda. Başkan Dinçer, bu eylemi gerçekleştirenlerin para cezası ve diğer yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini hatırlattı.
Anız yakmak yerine toprağın sürülerek organik maddelerin karıştırılması veya anız parçalama makinelerinin kullanılması, hem toprağı koruyor hem de uzun vadede verimi artırıyor.
Gelecek Nesillere Temiz Toprak Bırakmak
Başkan Dinçer, "Bizim görevimiz, gelecek nesillere sağlıklı ve verimli topraklar bırakmak. Doğaya ve toprağa sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu" diyerek çiftçilere çağrıda bulundu.