Aksaray Baro Başkanı Av. Erçin Mevlüt Düzgün, Gazze'de yaşanan insani krizle ilgili yaptığı açıklamada, İsrail'in uyguladığı abluka ve sistematik şiddetin, açıkça bir soykırım yöntemi haline geldiğini vurguladı. Düzgün, Gazze'de sivillere yönelik yapılan saldırıların sadece bombalarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda açlıkla terbiye edilmek istendiğini belirtti.
7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde yürütülen askeri operasyonların, on binlerce sivilin ölümüne yol açtığını hatırlatan Baro Başkanı, özellikle kadın ve çocukların hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından ağır bir savaş suçu teşkil ettiğini dile getirdi. Gazze'de su, gıda ve insani yardım malzemelerine erişimin kasıtlı olarak engellenmesi ise bu suçların bir başka boyutunu oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin savaş zamanlarında çocuklara yönelik "6 ağır ihlal" arasında yer alan, çocukların insani yardıma erişiminin engellenmesi suçunun, İsrail tarafından sistematik biçimde işlendiği vurgulandı. İsrail'in binlerce yardım tırını Gazze'ye sokmadığı, yardıma ulaşmaya çalışan sivillerin ise doğrudan hedef alınarak öldürüldüğü belirtildi.
Birleşmiş Milletler'in Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze halkının büyük bölümünün açlık endeksinde "en yüksek ve ölümcül seviye" olan beşinci aşamaya ulaştığını duyurdu. Açlık kaynaklı toplu ölümlerin her an başlayabileceği uyarısında bulunan UNRWA, bölgedeki insani durumun vahametini ortaya koydu.
BM'nin 2024 yılına ilişkin raporuna göre, İsrail ordusu ve güvenlik güçleri, Filistinli çocuklara karşı gerçekleştirdiği 7.188 ihlalle, "çatışma bölgelerinde çocuklara zarar veren ülke ve örgütlerin" yer aldığı kara listenin başında yer aldı. Raporda, İsrail'in sadece savaş değil, sistematik baskı, yoksulluk ve açlık yoluyla da çocuklara zarar verdiği açıkça belgelenmiş durumda.
Aksaray Baro Başkanı Av. Erçin Mevlüt Düzgün, açıklamasında Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşu UNICEF'i, Gazze'deki sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması yönündeki görevlerini yerine getirmeye davet etti. BM'nin mevcut durumda bu sorumluluğu yerine getirmekte yetersiz kaldığına dikkat çeken Düzgün, uluslararası toplumun da harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Barolardan Ortak Çağrı: Felakete Sessiz Kalınmamalı
Açıklamanın sonunda, Av. Erçin Mevlüt Düzgün, sadece Aksaray Barosu olarak değil, imzacı tüm barolar adına konuştuğunu belirterek, "Uluslararası kamuoyunu, siyasi aktörleri ve insan hakları örgütlerini, gözlerimizin önünde gerçekleşen bu insanlık dramını durdurmak için sorumluluk almaya çağırıyoruz" dedi.