"112 kodu", veterinerler tarafından sağlık sorunu yaşamış ve yüksek doz ilaç tedavisi uygulanmış hayvanları tanımlamak için kullanılıyor. Bu hayvanlardan elde edilen etlerin, biyokimyasal testler yapılmadan satışa sunulması zoonotik hastalıkların yayılma riskini artırıyor.
Uzmanlara göre ilaç kalıntıları taşıyan etlerin tüketimi şu sağlık risklerini beraberinde getiriyor:
Antibiyotik Direnci: Enfeksiyonların tedavisinde ilaçların etkisiz kalmasına yol açıyor.
Toksik Etkiler: Karaciğer ve böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Alerjik Reaksiyonlar: Özellikle duyarlı bireylerde ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor.
Hormon Dengesizlikleri: Hormon kalıntıları, çocuklar ve hamileler başta olmak üzere birçok birey için risk oluşturuyor.
Dürüst Esnaf Haksız Rekabetle Karşı Karşıya
Kalitesiz ve sağlıksız etlerin piyasada yer alması, hijyen ve kaliteye önem veren üretici ve kasapları zor duruma sokuyor. Sosyal medyada yayılan açıkta satılan "112 kodlu" hayvan görüntüleri, hem sektörün itibarına zarar veriyor hem de tüketici güvenini sarsıyor.
Hayvan sağlığına ilişkin verilerin şeffaf şekilde paylaşılması ve bu tür hayvanların kesim öncesi mutlaka kimyasal analizlerden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel veteriner otoritelerine, daha sıkı ve etkili denetimler yapmaları yönünde çağrılar yapılıyor.
Yasal Boşluklar Kapatılmalı
"112 kodlu hayvanlar" meselesinin çözüme kavuşturulması için sadece denetim değil, aynı zamanda mevzuat düzenlemeleri de kaçınılmaz hale geldi. Gıda güvenliğinin sağlanması için yasal boşlukların giderilmesi, hem tüketicilerin hem de sektör temsilcilerinin ortak beklentisi haline geldi.